Mudanya Ateşkes Anlaşması’nın Önemi ve Maddeleri


Mudanya Ateşkes Anlaşması’nın Önemi ve Maddeleri: Büyük Taarruz kazanılıp 9 Eylül’de İzmir’in kurtarılmasından sonra Türk ordusu, 18 Eylül’de de tüm Batı Anadolu’yu işgalden kurtarmıştı. Türk ordusu daha sonra Boğazlar, İstanbul ve Trakya’yı geri almak için bu yönde harekete geçti. Bunun üzeri ne İtilaf Devletleri ateşkes görüşmelerine başlama isteklerini TBMM’ye bildirdiler. 3 Ekim’de Mudanya’da başlayan ateşkes görüşmelerine Türk temsilcisi olarak İsmet Paşa gönderildi. Yunanistan görüşmelere katılmadı. Sonradan ateşkes metnini imzaladı.

Mudanya Ateşkes Anlaşması’nın Önemli Maddeleri

- Türkiye ile Yunanistan arasındaki silahlı çatışmalara son verilecektir.
- Yunanlılar 15 gün içinde Doğu Trakya’yı boşaltacaklar, Türkiye, barış sağlanıncaya kadar burada emniyet ve asayişin sağlanması için sekiz bin jandarma bulunduracaktır.
- Boğazların durumu barış antlaşmasıyla saptanacaktır.
- İtilaf Devletlerinin kuvvetleri barış antlaşması imzalanıncaya kadar İstanbul’da kalacaklardır.

Mudanya Ateşkes Anlaşması’nın Önemi

- Mudanya Ateşkes Anlaşması ile Türk diplomasisi büyük bir zafer kazanmıştır. Bu ateşkesten sonra çalışmalar Lozan’da toplanacak barış konf

eransının hazırlıkları üzerine yoğunlaştırılmıştır. Artık yeni Türk devleti uluslararası hukukun ilkeleri içinde kendini ezmek isteyenlere karşı eşit haklarla onurlu bir devlet olarak konferans masasına oturacaktır. Bu anlaşmayla Doğu Trakya savaş yapılmadan kazanılmış, Misakımillî ile belirlenen topraklar büyük ölçüde geri alınmış, ülke bütünlüğü sağlanmıştır. Barış antlaşmasıyla da uluslararası güvenceye alınacaktır. Bu Ateşkes Antlaşması İngiltere’de hükümet değişikliğine sebep oldu. Türk düşmanı İngiltere başkanı Lloyd George (Loid Corc) görevinden istifa etti.

- Ayrıca İstanbul ve Boğazların TBMM Hükümetine bırakılması ile de Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.

Mudanya Ateşkes Antlaşması’yla ilgili daha geniş bilgi için tıklayınız.

Kaynak: 8. Sınıf Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Ders Notları, Mehmet BAĞCI, s 74, 2010

- Okuma Sayısı: Bu yazı 132391 defa okunmuştur.