Atatürk’ün Bursa Nutku’nun Varlığı Tartışılıyor


Atatürk’ün Bursa Nutku’nun Varlığı Tartışılıyor

01/02/2011 Atatürk Araştırma Kurumu Başkanı Eraslan, uzun süredir gündemi meşgul eden Atatürk’ün Bursa Nutku’nun gerçek olmadığını söyledi. Eraslan, "Atatürk gibi millî iradeye önem veren bir devlet adamı, devlet otoritesine karşı halkı kışkırtan beyanda asla bulunmaz." dedi. Türkiye'de Cumhuriyet ve rejimle ilgili her tartışmada gündeme getirilen Atatürk'ün "Bursa Nutku"nun gerçek olmadığını, en yetkili merci açıkladı. Atatürk Araştırma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Cezmi Eraslan, yaptığı açıklamada, gençleri "taş, sopa ve silahla cumhuriyeti korumaya" çağıran ifadelerin yer aldığı metnin hiçbir belgeye dayanmadığını ifade etti. Atatürk'ün "Bursa Nutku" olarak kamuoyuna deklare edilen konuşmayı 1933 yılında Bursa’da çıkan olaylar üzerine yaptığı söyleniyor. Hiçbir tarihi belgeye dayanmayan bu metin 1947 yılından sonra "Bursa Nutku" olarak lanse edilmiştir.” Dedi.

Bursa’da 1933 Yılında Yaşanan Olayın Özeti

1933 Yılında Ulucami'de toplanan 100 kadar insan, Türkçe ezan okunmasına karşı tepki gösterir fakat ayaklanma girişimi kısa sürede bastırılır. Bursa'ya giden Atatürk'e akşam yemeğinde konu hakkında bilgi verilir. Atatürk'ün de burada

#000080">"Türk genci, devrimlerin ve Cumhuriyet'in sahibi ve bekçisidir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, 'bu ülkenin polisi vadır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır' demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır."
ifadelerini kullandığı öne sürülmektedir.

Ancak Prof. Dr. Cezmi Eraslan, bu konudaki tarihi gerçeklerin farklı olduğunu Bursa'daki olaylar üzerine Atatürk'ün Anadolu Ajansı'na verdiği beyanatın da ortada olduğunu ifade etti. Eraslan, "taşlı, sopalı direniş" ibarelerinin metne nasıl girdiğini ise şöyle anlattı: "1947'de bir gazeteci, 'Atatürk'ün yanında ben de vardım, bunları bunları söyledi' diyerek bugün 'Bursa Nutku' diye bilinen ifadeleri dile getiriyor. Atatürk gibi meşruiyete önem veren bir liderin devlet otoritesine karşı halkı isyana çağırması mümkün değildir." Dedi.