|
Atatürk
Devrimleri ile çağdaş bir devlet niteliğine kavuştuk. Dünyada saygınlığımız
arttı. Yabancı uyruklulara tanınan kapitülasyon ayrıcalıkları kaldırıldı.
Tarımın modernleşmesinde devlet öncü oldu. Bankalar, fabrikalar kuruldu. Sonunda
ülkemiz bayındır oldu. Ulusumuz zenginleşti.Böylece, Türk Milleti için, güzel ve
aydınlık günlere doğru yeni bir adım atılmış oldu.Onun gerçekleştirdiği
devrimlere sahip çıkmak hepimizin görevidir.Bu devrimleri beş başlık altında
toplayabiliriz:
Siyasal Alanda Yapılan Devrimler
• Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) Söz konusu tarihte saltanatın
kaldırılmasıyla Yeni kurulacak olan Türkiye Devletinin yönetim şeklinin
yüzyıllar boyu süren monarşik anlayıştan uzak halk emenliğini esas kılan
demokratik bir yönetim şekli olacağı anlaşılıyordu.
• Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923) TBMM’nin açılması, arkasından saltanatın
kaldırılmasıyla millet egemenliği büyük ölçüde gerçekleşmişti. Fakat kamuoyu
hazır olmadığı için “Cumhuriyet” adı konmamıştı. Üstelik “Meclis Hükümeti”
sistemi hükümet bunalımına yol açmıştı. Sonunda 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet ilan
edildi. Böylece demokratikleşmede önemli bir adım atılmış oldu.
• Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924) Saltanat kaldırılırken kamuoyu hazır
olmadığı için halifelikten ayrılmıştı. Fakat Saltanat taraftarlarının halifelik
makamı etrafında toplanması, Abdülmecit Efendi’nin saltanatı çağrıştıran
davranışları, halifeliğin inkılapların ve laikliğe geçişin önündeki en büyük
engel olması, işlevini kaybettiği I. Dünya Savaşı’yla ortaya çıkan halifelik
gibi bir kurumun çağdaş Türkiye Cumhuriyet’inde yerinin olmaması ve basında
gelişen bazı hadiseler yüzünden 3 mart 1924’te halifelik kaldırılmıştır.
Toplumsal Alanda Yapılan Devrimler
• Kılık – Kıyafet İnkılabı : Şapka Kanunu (25 Kasım 1925) Dini Kıyafetlerle
dolaşılmasının yasaklanmadı (3 Aralık 1934)
• Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması (30 Kasım 1925) : Çıkarılan kanunla
tekke, türbe ve zaviyeler kapatıldı. Yine aynı kanunla “Şeyhlik, dedelik,
dervişlik, seyitlik, çelebilik, türbedarlık” gibi unvanlar da kaldırıldı.
• Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik : Bu alanlarda birliği sağlamak ve
batılılaşmak amacıyla değişiklik yapılmıştır. Hicri ve Rumi takvim yerine Miladi
Takvim (1 Ocak 1926) kabul edildi. Ağırlık ve uzunluk ölçüsü olarak uluslar
arası ölçüler olan metre ve gram kullanılmaya başlandı (1 Nisan 1931) Devletler
arası ilişkilerde düzeni ağlayabilmek için hafta tatili Cuma’dan pazara alındı.
(1935)
• Soyadı Kanunu’nun Kabulü (21 Haziran 1934) : Kişilerin sosyal hayatta
kolaylıkla tanınmaları, karışıklıkların önlenmesi için herkese Türkçe ve ahlaka
aykırı olmayan birer soyadı verilmiştir. TBMM Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadını
vermiştir.
Bu kanunla beraber eski toplum zümrelerini belirten unvanlar kaldırıldı. Aynı
kanunla Osmanlı nişan ve rütbelerini taşımak da yasaklandı.
Hukuksal Alanda Yapılan Devrimler
• Mecellenin kaldırılması (1924-1937) Türkiye laikliği benimsediği için şer’i
hukuka göre düzenlenen mecelleyi uygulayamazdı. Bu yüzden mecelle kaldırılarak
Türk Medeni kanunu kabul edildi.
• Türk Medeni Kanunu Kabulü( 17 Şubat 1926) Medeni kanun, evlenme, boşanma,
miras vb. her türlü ilişkileri düzenlemektedir. Medeni kanun bu yönüyle toplum
hayatının düzenlenmesinde önemli rol oynamıştır.
Eğitim ve Kültür Alanında Yapılan Devrimler
• Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924) Eğitim ve öğretim birleştirilerek,
devlet denetimine ve Milli Eğitim Bakanlığı emrine verildi. Bu kanun
çerçevesinde medreseler kapatıldı.
• Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928) Türkler tarih boyunca Göktürk,
Uygur ve Arap alfabelerini kullanmışlardı. Laik Türkiye Devleti’ne en uygunu
olarak görülen Latin alfabesi, yeni Türk alfabesi olarak kabul edildi.
• Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932) Türk Tarih kurumu
tarihini “Milliyetçilik ve Laiklik” ilkeleri esaslarına uygun olarak ele almak,
Türklerin kökenini, hizmetlerini, kurdukları devlet ve medeniyetleri araştırmak
amacıyla kurulmuştur. Türk Dil kurumu Türkçe’yi yabancı dillerin tesirinden
kurtararak gelişmesini ve zenginleşmesini sağlamak, dilde millileşme ve
sadeleşme yoluna gitmek, Türkçe’yi bir bilim ve kültür dili haline getirmek
amaçlanmıştır.
• Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933) Darülfünun kaldırılarak
yerine İstanbul Üniversitesi kurulmuştur.Ankara Hukuk mektebi (1925 – İlk
yüksekokul), Yüksek Ziraat Enstitüsü (1933) Ankara Dil, Tarih ve Coğrafya
Fakültesi (1936 – İlk fakülte) Güzel Sanatlar Akademisi, Devlet Konservatuarı
açılmıştır.
Ekonomi Alanında Yapılan Devrimler
• İzmir İktisat Kongresi (18 Şubat – 4 Mart 1923) : Lozan’daki barış
görüşmelerinin kesildiği bir sırada, İzmir’de Türkiye İktisat Kongresi toplandı.
Değişik kesimlerden 1135 temsilcinin katıldığı bu kongrenin sonucunda “Misak-ı
İktisadi” kabul edildi. Buna göre ekonomik kalkınmada tam bağımsızlık
öngörülüyor, kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesi ve kendi çabamızla
kalkınmanın gereği ortaya konuluyordu.
• Kapitülasyonların Kaldırılması (24 Temmuz 1923) : Lozan’da kesin olarak
kaldırılmıştır.
• İş Bankası’nın Kurulması (1924) : Özel sektöre destek sağlamak amacıyla ilk
özel Türk bankası olan İş Bankası kuruldu.
• Aşar Vergisi’nin Kaldırılması (17 Şubat 1925) : Köylünün rahatlatılması ve
üretimin artırılması amacıyla aynı zamanda şer’i bir vergi olan aşar kaldırıldı.
• Kabotaj Kanunu’nun Çıkarılması (1 Temmuz 1926) : Türkiye karasularında Türk
gemicilerin ticaret yapmasına imkan tanınıyor, denizcilik geliştirilmeye
çalışıyordu. (Milliyetçilikle ilgilidir.)
• Teşvik-i Sanayi Kanunu (1926) : Özel sektörü sanayi alanına çekmek ve ona
kredi sağlamak için çıkarılmıştır.
• Tarım-Kredi Kooperatiflerinin Kurulması (1928) : Çiftçiye kredi, ucuz alet ve
makine imkanı oluşturmaya çalışıldı.
• Toprak Reformu (1929) : Topraksız köylüyü toprak sahibi yapmak hedeflenmiştir.
Fakat tam başarılı olunamamıştır.
• Birinci 5 Yıllık Kalkınma Planı (1933 – 1938) : Bu dönemde devlet, temel
tüketim ve ara mallar sağlamak gayesiyle üç beyaz ve üç siyah projesine ağırlık
vermiştir. Un, şeker, pamuk üç beyazı, kömür, demir ve akaryakıt ise üç siyahı
oluşturuyordu. Bu temel malların üretilmesi ile döviz tasarrufu sağlandığı gibi,
bu maddeler ile dışa bağımlılık da ortadan kalkacaktı. Hazırlanan bu plana göre
özel sektörün gerçekleştiremeyeceği yatırımlar, devlet eliyle yapılmaya başlandı.
Plan doğrultusunda dokuma, demir, kağıt, cam ve kimya alanlarında 1937’ye kadar
on altı fabrika kuruldu. Fabrikaların işletmeye açılmasıyla, dışarıdan alınan
mallar yüzde elli oranında azaldı. “İkinci Beş Yıllık Plan” ise İkinci Dünya
savaşı’ndan dolayı uygulanamadı. Fakat, 1945 yılına kadar süren savaş esnasında
Türkiye, dışarıya muhtaç olmadan kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmiştir.
Sümerbank’ın açılmasıyla elde edilen başarı, kuruluşların açılmasını teşvik
etmiş ve maden işleri uğraşacak Etibank kurulmuştur. Böylece sanayide
devletçilik ilkesi yerleştirilmeye çalışılmıştır.
|