ANASAYFA | YORUMLAR |Sen de Yaz| Sitene Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Anasayfa Yap | Site Haritası | İletişim | Reklam |

Atatürk Menüsü
  Atatürk İnkılapları
  Atatürk İlkeleri
  Atatürk Devrimleri
  Atatürk Anıları
  Atatürk Haberleri
  İnkılap Tarihi Arşivi
  Atatürk Kütüphanesi
  Atatürk Makaleleleri
  İnkılap Kütüphanesi
  Atatürk Videoları
  Atatürk Resimleri
  Atatürk Posterleri
  Atatürk Şiirleri
  Atatürk Özdeyişleri
  Atatürk Söylevleri
Atatürk Arşivi
  Atatürk'ün Hayatı
  Kişisel Özellikleri
  Atatürk'ün Eserleri
  Atatürk'ün Ailesi
  Atatürk'ün Okul Hayatı
  Atatürk'ün Soy Ağacı
  Atatürk İçin Ne Dediler
  Atatürk Kronolojisi
  Atatürk'ün Şiirleri
  Atatürk Kanunu
  Silah Arkadaşları
  Kurduğu Kurumlar
 
 

RSS

 
 
Google Bot: 22
 
 
 
 
Atatürk Vecizeleri
 
   
 
   
 
   
 
   
 
 

Atatürk ve Felsefe
Bu site, ebediyen minnettar olduğumuz büyük kurtarıcımız ve büyük insan Atatürk'e onun ilke ve devrimlerine gönül vermiş yüreği gerçek Atatürk sevgisi ile dolu olan vatansever kimselerce hazırlanarak ülke insanımızın hizmetine sunulmuştur.

Atatürk ve Felsefe - Burada yapılacak kısa incelemede, Atatürk’ün bazı felsefi görüşleri ile kendi yönetim ve inkılabına dayanak olan felsefi esaslar ele alınacaktır.Mustafa Kemal’in doğuştan önder yaradılışta ve bağımsız bir ruha sahip olduğu bilinmektedir. Bu özelliğini kendisi şöyle anlatıyor. “Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben, milletin en büyük ve atalarımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım.Çocukluğumdan bugüne kadar ailemle ilgili bulunan özel ve resmi hayatımın her evresini yakından tanıyanlarca bu aşkım bilinir.Bence ,bir millette
bilinir.Bence ,bir millette şerefin, onurun, namusun ve insanlığın doğup yaşayabilmesi, mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır. Ben, yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı olmalıyım.”

Mustafa Kemal’in eserinin, kendi yetişme tarzı ve yaradılışıyla ilgisi pek büyüktür. O’nun karakterindeki özgürlük ve bağımsızlık vasfı, kısmen inceleme ve araştırmacılarının, daha çok yaradılışının ve geçirdiği deneylerin ortaya çıkardığı felsefi inançların kaynağıdır. Şu halde, O’nun kuracağı düzenin toplumsal ve bireysel bağımsızlık ve özgürlük ilkelerini yansıtan bir öğreti ve onun kökeni niteliğindeki bir felsefi inanç olması kadar doğal bir şey yoktur. Mustafa Kemal, insanı laik ve özgürlüklerini kısıtlayan, herhangi bir toplum üzerinde diğerlerini kayıtsız şartsız egemen kılan, demokratik yollar dışında bir millete iktidar olma iddiasında bulunan görüşlere, felsefelere: bireylere ve kuruluşlara düşmandır. O’nun yönetim ve hedefi, giderek, gelişmek ve olgunlaşmak suretiyle ulusal bağımsızlık ve egemenliğe dayanarak milli iradenin ve meşru temsilcilerinin etki ve yönetimiyle milli ülküleri gerçekleştirmektedir. Bu ülküye kaynak olan felsefe, Atatürkçü felsefedir; başka bir deyişle Mustafa Kemal kendi felsefesinin uygulayıcısıdır.

Sosyo-Pisikolojik Gücün Harekete Geçirilmesi

Mustafa Kemal Paşa’nın sosyal gücü oluşturma yolunda neden ince ve ayrıntılı düşüncelerle hareket ettiğini anlamak için, O’nun o dönemde, milletin mevcut padişahlık müessesine ne kadar bağlı olduğu belirtilmeye değer . O, bu durumu şöyle anlatır: “Burada, pek önemli noktayı da belirtmeli ve açıklamalıyım. Millet ve ordu Padişah ve Halife’nin karşı yüzyılların kökleştirdiği din ve gelenek bağlarıyla içten bağlı ve sadık. Halifesiz ve padişahsız kurtuluşun anlamını kavrama yeteneğinden yoksun. Bu inançla bağdaşmaz görüş ve düşüncelerini açığa vuracakların vay haline!Hemen dinsiz, vatansız, hain, istenmez olur.”

O dönemde bir başka önemli nokta da düşman safında yer alan büyük devletlerle başa çıkılamayacağı ve onları gücendirmeme düşüncesiydi. Bu düşüncenin sahibi laik kitleleri değil, bazı aydın ve seçkin kişilerdi.

Milletin, durumu ve gidişhatı hakkında karanlıklar içinde bulunuşu, öncelikle onu uyarmayı ve birlikte harekete geçmeyi gerektiriyordu. Mustafa KEMAL’in işgale ve düşmanca hareketlere karşı kamusal tepkinin daha canlı ve somut olarak gösterilmesi için Havza’dan 28 mayıs 1919’da, valilere, mutasarrıflara ve askeri birliklere gönderdiği genelge , milli heyecanı yaymak için ve canlı tutma amacını güdüyordu.

“İzmir’e ve daha sonra ne yazık ki Manisa’ya ve Aydın’a düşmanın girişi, gelecek tehlikeyi daha açık olarak sezdirmişti. Yurt bütünlüğümüzün korunması için, milli tepkilerin daha canlı olarak gösterilmesi ve sürdürülmesi gerekir. Milli yaşayışı ve bağımsızlığı bozan düşmanın yurda girişi gibi olaylardır. Milletin katlanamayacağı ve dayanamayacağı bu olayların hemen önlenmesi bütün uygar milletlerle büyük devletlerin adaletinden ve etkisinden sabırsızlıkla beklendiği yolunda, önümüzdeki hafta içinde ve çeşitli illere göre, Pazartesi başlayıp Çarşamba gününe dek gerekli işlemlerin arkası alınarak, yapılacak büyük ve coşkun toplantılarla milli gösterilirdi bulunulması ve bunun köylere varıncaya dek her yerde yapılması ve bütün büyük devletlerin temsilcileriyle Bab-ıaliye etkili telgraflar çekilmesi ve yabancıların bulunduğu yerde bunlara da etkili yapmakla birlikte, milli gösterilerde düzenin son derece korunması ve Hristiyan halka karşı bir saldırıya ve düşmanlık gösterisine ve benzer davranışlardan sakınılmalıdır. Sizler bu konuda duyarlı bulunduğunuzdan, işin iyi yönetileceğinden güvenim tamdır. Sonucun bildirilmesini rica eylerim.”

Mustafa Kemal Paşa’nın yabancı işgallerinin protesto edilmesini bildiren genelgesi ,başlatacağı milli hareket için mevcut idare ve halkla ilişkiler kurmaya yönelik bir girişim olduğu kadar, küçükten büyüğe doğru gelişin halk hareketleri ile, halkın milli heyecanını da geliştirmektir.

Mustafa Kemal Paşa , milli hareketi oluşturma ve teşkilatlandırma girişimleri nedeniyle, Padişah ve İstanbul Hükümeti’nce görevinden ve askerlikten alındıktan sonra, milletin bir ferdi olarak görevine devam etme azmindeydi. O istifasını orduya ve millete kendisi bildirdi. Kendi deyimiyle”milletin şefkat ve civanmertliğine güvenerek ve onun bitmez feyz ve kudret membaından ilham ve kudret alarak” vicdani vazifesine devam etti. Erzurum kongresinin toplanma arifesinde O’nun derneğin başına geçmesi ve Çalışma Kurulu Başkanlığı’nı kabul etmesini önerenler, O’na gerekli güveni ve yakınlığı ortaya koymuşlardır.

Sivas’ta , kongre için toplanan delegeler, gerek ağırlama gerekse kongrenin düzenlenmesinde ve tedbirlerin alınmasında O’nu olağanüstü bir şekilde karşılamışlardır.Milli mücadelenin başlangıç yıllarında , biri Anadolu’da diğeri İstanbul merkezinde iki güç, iki kutup çarpışıyordu. İstanbul Hükümeti Kuvay-ı Milliye’yi devlete isyan eden ve halkı da isyana sürükleyen ve yasal olmayan bir teşekkül olarak niteliyordu. Hükümetin bu durumuna karşı, İstanbul hakkının büyük çoğunluğu bu harekete yakınlık duyuyor ve düşüncede birleşiyordu. Ancak İstanbul basınında kararsız olanlar olduğu gibi Milli Mücadelenin aleyhinde olanlar da vardı. Damat Ferit Paşa’ nın Sivas Kongresi’nden önce, Milli Mücadeleye karşı çıkan bir tutumla milli derneklerin faaliyetlerini yasaklamak, Mustafa Kemal Paşa’yı vazife ve memureyetten uzaklaştırmak ve hatta tevkif ettirmek gibi girişimleri olmuştu. O,yürüttüğü mücadelede İstanbul Hükümetiyle her türlü bağlantıyı kesme kararının uygulanması sırasında, bazı memurların, bu tür kararlara uymamak için İstanbul’a kaçmaları, İstanbul Hükümeti ile Anadolu haraketi arasında, seçim yapamama durumunun bir sonucuydu. Yönetim ve kamu oyunu milli harekete ısndırıp, yaklaştırma bir dizi karar ve tedbirle mümkün olacaktı.

Mustafa Kemal Paşa Milli Mücadele’nin başlangıcından Ankara’ya ilk defa gelinceye kadar dokuz aylık sürede Türk Milletini birlik ve kurtuluş yollarını gösteren girişimler sonucundaki durumu şöyle anlatır: “ Dokuz aydan beri başlayan milli uyanış ve çalışma, durumu ve görünüşü değiştirdi; daha da çok değiştirecektir. Millet, gerçekleşen birliği sürdürürse ve bağımsızlığı için fedakarlıktan çekinmezse başarı kesindir. Erzurum ve Sivas kongrelerinde saptanan ilkeler, milletin ulaşacağı amaçlar için temel olacaktır.”

Mustafa Kemal Paşa, Ankara’ya geldikten sonra, yurdun değişik yörelerinden tek tek ve gruplar halinde gelenlerle görüşmeler yaptı. Onlara temel noktaları ve günlerce anlattı. O, bu görüşmelerinde öncelikle maneviyatın yüksek tutulmasına, birlik ve beraberlik içinde bulunulmasına ve en önemlisi olarak kurtuluş istek ve azminin canlı tutulmasına dikkati çekerek bunun memleketin kurtuluşu için en önemli şartlar olduğunu anlattı.Mustafa Kemal Paşa bu konuların önemini vurgulamak suretiyle halkın, belirli bir amaç etrafında toplanarak kenetlenmesine çalıştı. Böylece Türk Milleti’nin varlığını sürdürmesi ve mutlu sonuca ulaşması için milli birlik ve beraberlik içinde hareket ederek gücünü birleştirmesini sağlamak istiyordu.İlkin iç, dış durumu güven ve ferah verici nitelikte gelişme gösteren noktalarını ve yönlerini araştırarak açıklamaya ve tanıtmaya çalıştık.

Bir toplumun yaşamının ve mutluluğunun, ancak dilekte ve bu dileği gerçekleştirme yolunda tam birlik olmasını açıkladık. Yurdun kurtarılması, bağımsızlığın sağlanması amacına yönelik olan milli birliğimizin, köklü ve teşkilatın bulunması ve bu teşkilatı iyi yönetebilecek kafaların ve güçlerin bir tek beyin, bir tek güç olarak birleşmiş ve kaynaşmış duruma gelmesine bağlı olduğunu söyledik.Millet ancak milletlerin yıkılma ve çökme kargaşaları içinde bulunduğu zamanlarda tarihinin yazdığı çok önemli ve korkunç günler yaşıyordu. Böyle günlerde mukadderatını kendi elini almak uyanıklığını göstermeyen milletlerin geleceği karanlık ve korkuludur.

M. Kemal Paşa’ nın, önem verdiği konulardan biri de milleti , Milli Mücadelede bilinçlendirmek ve ülkenin değişik yörelerindeki dağınık şekildeki kuruluşları birlik ve beraberlik yönünden toplamaktı.“Sivas’tan Kayseri yoluyla Ankara’ya gitmek yoluyla yola çıkan Temsilciler Kurulu, bütün yol boyunca ve Ankara’da, büyük milletimizin ateşli ve içten yurtseverlik gösterileri içinde bu gün buraya geldi. Şimdilik temsilciler kurulunun merkezi Ankara’dadır. Saygılarımızı sunarız efendim” demişti.Temsilciler Kurulunun Ankara’ya gelişi ile bu tarihsel şehir , milletçe sürdürülecek mücadelenin hem simgesi hem de bir umut ve ülkü ışığı olmuştu. Ankara Milli Mücadele’nin yönlendirilip yönetilmesinde adı sık sık duyulan bir şehir olarak , Türk Milleti’nin sesini ve ortak kararını duyuran bir merkez olarak ülke içinde ve dışında anılmaya başlandı.

M. Kemal Paşa, Ankara’dan Türk Halkının manevi hasretlerinin daha çok hareketlendirmek amacıyla milli harekete destek sağlayacağına inandığı din adamlarına da önem verdi. O, 2 ocak 1920’de Cemiyet’ in Merkez Kurullarına Hacı Bektaş’ta Çelebi Cemalettin Efendi’ye, Mutki’de Hacı Musa beye ayrıca bir bildiride bulundu, bu bildirisinde şöyle demişti: “Yolculuğumuz sırasında incelediklerimiz bizlere, gerçek koruyucu ulu Tanrı’nın yardımıyla meydana gelmiştir.

Dış durum, bu milli azim ve birlik sayesinde Erzurum ve Sivas kongresi ilkelerini göre milletin ve yurdun yararına elverişli bir şekle girmiştir. “Kutsal birliğimize, azim ve inancımıza güvenerek haklı isteklerimizin elde edileceği güne kadar hiç yılmadan bu bildirimizin köylere varıncaya kadar bütün millete duyurulması rica olunur.”M. Kemal paşa bu girişimlerden ayrı olarak halkla görüşme yapmayı da gerekli görüyordu. Örneğin O, Ankara’ya geldikten sonra Ankaralarla tanışarakDavayı onlara anlatmak için bir konferans düzenlemişti. Bu konferansta Gazi Wilson ilkelerinden, Türkiye ile ilgili olanları, Mondoros antlaşmasının acı uygulamalarından, Türk Milletinin birliğini korudukça milletin elde edeceği amaçlar için başlıca düstur olduğunu anlattı.
 
 
Okunma Sayısı: 675 kez

Etiketler:Atatürk ve felsefe, Atatürk’ün bazı felsefi görüşleri, bağımsız bir ruh

 
 
 
En Son Eklenen Atatürk Makaleleri
 

Atatürk Devrimlerinin (İnkılaplarının) Temeli...(2141  Kez)
 

Atatürk’ün Çocuklara Verdiği Önem...(3498  Kez)
 

Atatürk'ün Gençlere ve Türk Gençliğine Verdiği Önem...(4298  Kez)
 

Atatürk İlkelerine Göre Atatürk'ün Kişilik Özellikleri...(4977  Kez)
 

Başöğretmen Atatürk (Bir Eğitimci Olarak Atatürk)...(865  Kez)
 

Atatürk’ün Dahiliği ve Yaratıcı Zihniyeti...(855  Kez)
 

Atatürk’ün İdealistliği...(1350  Kez)
 

Atatürk’ün Fikir Hayatı...(3261  Kez)
 

Atatürk'te Bağımsızlık Tutkusu ve Bağımsızlık Anlayışı...(733  Kez)
 

Atatürk’ün Türk Milleti’ne Karşı Sorumluluğu...(333  Kez)
 

Atatürk’te Politik (Siyasi) Sorumluluk...(434  Kez)
 

Atatürk’te Tarihi Sorumluluk Bilinci...(490  Kez)
 

Atatürk’te Sorumluluk Anlayışı...(326  Kez)
 

Mantıklı ve Gerçekçi Bir Lider Olarak Atatürk...(964  Kez)
 

Atatürkçü Düşünce Sistemiminin Oluşmasına Etki Eden Fa...(4780  Kez)
 

Atatürk’ün Tarım Alanında Getirdiği Yenilikler ve Bunl...(7394  Kez)
En Çok Okunan Atatürk Makaleleri
 

Türk Kadınının Kurtuluş Savaşına Katkıları...(29280  Kez)
 

Atatürk'ün Matematik Alanında Yaptığı Çalışmalar...(18799  Kez)
 

Atatürk'ün Spor ve Sporcuya Verdiği Önem...(14726  Kez)
 

Atatürk'ün Sanata ve Sanatçıya Verdiği Önem...(10410  Kez)
 

Atatürk'ün Türk Kadınına Verdiği Önem...(8832  Kez)
 

Atatürk'ün Eğitime Verdiği Önem...(8068  Kez)
 

Atatürk’ün Tarım Alanında Getirdiği Yenilikler ve Bunl...(7394  Kez)
 

Atatürk'ün İleri Görüşlülüğü...(6299  Kez)
 

Atatürk ve İnsan Hakları ...(6018  Kez)
 

Atatürk'ün Liderlik Özelliği...(5858  Kez)
 

Atatürk İlkelerine Göre Atatürk'ün Kişilik Özellikleri...(4977  Kez)
 

Atatürkçü Düşünce Sistemiminin Oluşmasına Etki Eden Fa...(4780  Kez)
 

Atatürk'ün Vatan ve Millet Sevgisi...(4415  Kez)
 

Atatürk'ün Gençlere ve Türk Gençliğine Verdiği Önem...(4298  Kez)
 

Atatürk' ün Akılcılığa Verdiği Önem...(3687  Kez)
 

Atatürk'ün Devlet Adamlığı...(3661  Kez)
 
 

Siteyi Arkadaşına Tavsiye Et!

 

Sizler de Büyük Kurtarıcımız ve Büyük İnsan Atatürk ile ilgili yorumlarınızı bize gönderebilir veya sitemiz hakkında yorum yaparak verdiğimiz hizmetlerin kalitesi hakkındaki görüşlerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz.Yapacağınız yorumlar sitemizin "YORUMLAR" bölümünde toplu olarak yayınlanmaktadır.

 


<
Görüşlerini Paylaş!>

 

 
 



Rastgele Resimler

Rastgele Videolar

Rastgele Posterler

Size Seçtiklerimiz

 
 Atatürk'ün Spor Politikası...

 Atatürk'ün ölümünü takip eden günlerde, o zamanlar yalnız Avrupa'nın değil, dünyanın en ünlü gündeli...Devamı için tıklayın /859 Kez.

 
 Atatürk’ün Bilgeliği ve Edebi Yönü...

 Tarihteki pek çok büyük devlet adamlarına ve liderlere baktığımızda onların başarılarında önemli rol...Devamı için tıklayın /828 Kez.

 
 Atatürk'ün Askeri Kişiliği...

 ABD Genel kurmay Başkanı Amiral Grow, Atatürk’ün son askeri harekatından 67 yıl sonra “Savaşın tozu ...Devamı için tıklayın /3573 Kez.

 
 Ermeni Sorunu ve Ermenistan ile Savaş...

 1920 yılı başlarında, Sevr Anlaşmasına göre kendilerine verilen ve Van, Erzurum, Bitlis ve Trabzon’u...Devamı için tıklayın /357 Kez.

 
 Atatürk'ün İslam'a Bakışı...

 Atatürk Araştırma Merkezi’nce hazırlanan "Atatürk’ün İslam’a Bakışı" adlı kitapta, Atatürk’ün İslam ...Devamı için tıklayın /629 Kez.

 
 Ölmez Bu Vatan...

 Türk tarihinin en karanlık dönemi olan işgal günlerinde, Türk aydınları silahlı direnişin dışında pe...Devamı için tıklayın /256 Kez.

 

 

Yönetimden tavsiyeler:   Atatürk İnkılapları  HS Medya   Arkadaşına Tavsiye Et!  Site Bilgi                     Copyright © 2007 albatrosmmx