ANASAYFA | YORUMLAR | Tavsiye Et | Sitene Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Anasayfa Yap | Site Haritası | İletişim | Reklam |

Atatürk Menüsü
Atatürk İnkılapları
Atatürk İlkeleri
Atatürk Devrimleri
Atatürk Anıları
Atatürk Haberleri
İnkılap Tarihi Arşivi
Atatürk Kütüphanesi
Atatürk Makaleleleri
İnkılap Kütüphanesi
Atatürk Videoları
Atatürk Resimleri
Atatürk Şiirleri
Atatürk Özdeyişleri
Atatürk Söylevleri
Atatürk Arşivi
Atatürk'ün Hayatı
Kişisel Özellikleri
Atatürk'ün Eserleri
Atatürk'ün Ailesi
Atatürk'ün Okul Hayatı
Atatürk'ün Soy Ağacı
Atatürk İçin Ne Dediler
Atatürk Kronolojisi
Atatürk'ün Şiirleri
Atatürk Kanunu
Silah Arkadaşları
Kurduğu Kurumlar
 
 

RSS

 
 
Google Bot: 13
 
 
 
 
 

Atatürkçülük ve Atatürkçü Düşünce Sistemi
 

 
    Atatürkçülük ve Atatürkçü Düşünce Sistemi
 
Atatürk'ün dünya görüşünün temelinde "muasır medeniyet" dediği Batı Medeniyeti ana fikri yatmaktadır. Atatürk de aslında Doğulu ve İslami bir toplum olan Türk Toplumu için, Tanzimat’tan beri yenilenme ve kurtuluş yolu olduğuna inanılan Batıya yönelme hareketine inanmıştır. Fakat onun Batıcılığı Tanzimat ve Meşrutiyet devirlerinin Batıcılığı gibi tavizci değil mutlak ve radikaldir. Bu sebeple bütüncü ve samimidir. Atatürk 10 Ekim 1923 de Fransız yazarı Maurice Pernot ya verdiği bir demeçte şöyle söylemiştir:"Türklerin asırlardan beri takip ettiği

hareket devamlı bir istikamet muhafaza etti. Biz daima şarktan Garba doğru yürüdük...Memleketimizi asrileştirmek istiyoruz. Bütün mesaimiz Türkiye'de asri binaenaleyh garbi bir hükümet vücuda getirmektir. Medeniyete girmek arzu edipte garba yönelmemiş olan millet hangisidir ?" diyordu.

Atatürk'ün Batıcılığı radikaldi. Gerçekten Atatürk Tanzimat'tan beri gelen Batıcılığın yarattığı ikiliği mesela okulun yanında medrese, adliye mahkemeleri yanında şeriye mahkemeleri, şalvarın yanında pantolon ikiliğini reddetmiştir. Batı medeniyetini bölünmez bir bütün olarak almış, yalnız teknikte, bilim ve felsefede değil edebiyatta, güzel sanatlarda, hukukta duyuş, düşünüş ve yaşayışta da Batılı olmak gerektiğine inanmıştır.

Atatürk'ün dünya görüşünün radikal olması ve bu sebeple kültürle medeniyeti birbirinden ayırmaya imkan vermez görünmesi onun gerçeğini tam yansıtmaz. Atatürk'ün kültürle yapmak istediği batılılaşma yönündeki devrimi sadece Batının metodunu, kalıplarını, ve özellikle batılı düşünüş tarzını getirmektir. Çünkü Türk toplumunun geri kalmasındaki en büyük sebebin kültür ikiliği olduğuna inanmakta, Tanzimat batıcılığının ister istemez meydana getirdiği bu ikiliğe son vermek, Batılı zihniyette ve şekiller altında milli bir kültür yaratmak istiyor, aydınla halkın bu kültürle kaynaşmasını istiyordu. Milletine "Ne mutlu Türküm diyene!" haykırısı ile seslenen bir insanın başka türlü düşünmesine imkan yoktur. 1934 de şöyle söylüyordu: "Bir artık garplıyız. Eski dünyaya hakim eski medeniyetimizle sadece övünerek değil, bütün zincirleri kırarak, son asır medeniyetinin gittiği yollardan yürüyerek, bu seviyenin de üstüne çıkmağa çalışacağız" diyordu. Cumhuriyetin 10. yıldönümü münasebetiyle söylediği tarihi nutuk onun Batı uygarcılığının en içten gelen, en azimli ifadesidir.

Atatürk yeni devrimlerin korunması ve sürdürülmesi için aydınlara güvenmiştir. "Millet iradesi ile milleti temsil edenler münevverler olacaktır. Bunlar yaptığımız veya yapacağımız kanunlarla inkılaplarımızı gerçekleştirecek ve muasır medeniyet seviyesine ulaştıracaklardır." diyordu. Böylece her zaman ve her toplumda geçerli olan bir gerçeği, yani toplumlarda aydınların daima yol gösterici rolünü oynamak durumunda bulundukları gerçeğini açıklıyordu.

Yine 10. yıl nutkunda Cumhuriyeti gençliğe emanet ederken Türk gençliğine olan güvenini ortaya koyan Atatürk devrimlerin bekçiliğinde de Türk gençliğine güvenmiştir. Bu nedenle her yurtsever ve gerçek aydın Türk Atatürkçülük önce kendini yetiştirerek batı medeniyeti seviyesine ulaşmaktır. Bu ilk görev olan devrimlerin bekçiliği için vazgeçilmez şarttır.Bu itibarla Atatürk'ün dünya görüşü medeniyet değiştirme yönünden daha ziyade mutlak, kültür değişmesi yönünden ise daha ziyade nispidir. Çünkü medeniyet daha ziyade milletlerarası maddi ve manevi değerler manzumesi olduğu halde kültür, milletlerarası etkilere kapalı olmamakla birlikte, daha ziyade milli değerler bütünüdür.

Milli dava, kişiliğinin devamıdır. Atatürk'ün tarih tezi, dilde sadeleşme istemesi ve kültür alanındaki bilinen diğer devrimci reformları Batı potası içinde Batı etkisine açık bir milli kültür yaratmak içindir.Netice olarak, Atatürk'ün dünya görüşünün büyük niteliği bir doğma olmaması, realist ve pragmatik olmasıdır. Bu sebeple Atatürkçülük, faşizm ve Komünizm gibi doğmatik ideolojileri red eder, onların maskesi ve kalkanı olarak kullanılamaz.

Atatürk'ün dünya görüşünün realist ve pragmatik, yani faydaya ve eyleme dönük bir dünya görüşü olması onun esnek bir dünya görüşü olmasını, başka bir deyimle, yeni şartlara uymayı kabul etmesini gerektirir. Fakat onun canlılığını ve devamlılığını sağlayan bu realist ve pragmatik olma niteliğinin, yani esnekliğinin bir sınırı vardır. Bu sınır ise Batı medeniyetini meydana getiren duyuş, düşünüş ve yaşayış tarzını, onun hukuki, siyasi ve ahlaki temel ilkelerini kesinlikle ret eden komünist ve faşist ideolojilerdir. Zira bu ideolojiler aslında Batının insanlığa kazandırdığı her çeşit vasıtadan faydalanmakla beraber, ona ters düşen, hatta onu spıtiralist ve hürriyetçi düşünce sistemi ve insan kavramı yönünden inkar eden ideolojilerdir.

Atatürkçü Düşünce Sistemi

Türk milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olması, aklın ve bilimin rehberliğinde Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyine çıkarılması amacı ile temel esasları Atatürk tarafından belirlenen gerçekçi fikirlere ve ilkelere, Atatürkçülük veya Atatürkçü Düşünce Sistemi denir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli, Türk milletinin engin tarihî geleneklerinden haz ve ilham alan Atatürkçü Düşünce Sistemi'ne dayanır. Modern devletlerde devletin üç temel görevi vardır. Bunlar; tam bağımsızlık, millî egemenlik ve millî birliği sağlamaktır. Atatürk, tam bağımsız, millî egemenliğe dayanan, millî birlik ve beraberliğe büyük önem veren bir devlet anlayışını hayata geçirmiştir. Atatürkçülük, devletin rejimi ve işleyişiyle ilgili gerçekçi düşünceleri ve uygulamaları kapsar.

Türk milleti, binlerce yıllık tarihi içinde köklü bir devlet geleneğine sahiptir. Diğer milletler karşısında varlığını bu sayede sürdürmüştür. Devletin millet için önemi, kuvvetli bir gelenek olarak benimsenmiştir. Bunun sonucu olarak devlete bağlılık, kanunlara saygı, devlet-millet kaynaşması oluşmuştur. Atatürk, Türk milletinin sahip olduğu bu devlet geleneğini, çağın gereklerine göre daha da güçlendirmiştir. Atatürk, bir milletin yükselişi ve gerilemesini ekonomiyle bağlantılı görmüştür. "Yeni Türkiye'mizi lâyık olduğu seviyeye yükseltebilmek için mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermek zorundayız." diyerek ekonominin önemini dile getirmiştir. Atatürkçü Düşünce Sistemi, Türk milletinin sosyal ihtiyaçlarını karşılamayı ve ekonomik alanda kalkınmasını sağlamayı hedef alan bir düşünce sistemidir.

Atatürkçülük, aklın ve bilimin rehberliğinde Türk milletini çağdaşlaştırmayı amaçlar. Türk milletine, millî kimliğini kaybetmeden dünya milletleri arasında hak ettiği yeri kazandırmayı hedef alır. Bugün ve gelecekte millî onurumuzdan ve bağımsızlığımızdan en küçük bir taviz vermez. Atatürkçü Düşünce Sistemi, Türk milletinin çağdaşlaşmasında önemli bir yer tutar.

Atatürkçülük, devlet yönetiminde millet egemenliğini esas alan bir sistemdir. Atatürk, Türk milletinin devlet yönetiminde söz ve karar sahibi olmasına büyük önem vermiştir. Bunun en güzel örneğini önce Erzurum ve Sivas kongrelerini toplayıp milletin fikrini alarak göstermiştir. Daha sonra 23 Nisan 1920 tarihinde TBMM'yi açarak milletin devlet yönetiminde söz ve karar sahibi olmasını sağlamıştır. Tarih boyunca hür ve bağımsız yaşamayı amaç edinmiş Türk milleti de Atatürkçü Düşünce Sistemi'ni benimsemiş, bu sistemi yaşatmaya ve yüceltmeye karar vermiştir.

Atatürkçülük, Türk milletinin güven ve huzur içinde yaşamasını hedef alan bir dünya görüşüdür. Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açarak hâkimiyetin millete ait olduğunu göstermiştir. Cumhuriyetin kurulması ile birlikte Türk milleti, kendi yöneticilerini seçerek demokratik yaşam biçimini günlük hayatında uygulayan medenî milletler arasında yerini almıştır.

Atatürkçülüğün temelinde, Türk kültürü ve insanlığın binlerce yıllık yüksek değerleri olan, bağımsızlık, özgürlük, insan ve vatan sevgisi vardır. Atatürk, bu değerleri göz önünde bulundurarak, Osmanlı Devleti'nin yıkıntıları üzerinde millî bir devlet kurmuştur. Türk devletinin güçlenmesini ve halkın mutluluğunu sağlamak, ülke gerçeklerinden ayrılmamak, halka saygılı olmak Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin başlıca gayeleridir. Devletimizin gelişip güçlenmesi ve her türlü tehlikeye karşı korunması için Atatürkçülüğün yaygınlaştırılıp benimsenmesi gerekir.

Atatürkçülüğün Nitelikleri

Atatürkçülük, Türk milletinin ihtiyaçlarından doğan, toplum hayatına yön veren gerçekçi ve millî bir sistemdir. İlerlemeye ve yenileşmeye açıktır. Atatürkçülük, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmadır. Atatürkçülük, Türk toplumuna uygun sosyal ve siyasî kurumlar kurarak modern toplum olma demektir.

Atatürkçülüğün temelinde millî kültür vardır. Millî kültür, millî bir dünya görüşü olmasına rağmen evrensel özellikler de taşır. Atatürk'ün yapmış olduğu kurtuluş mücadelesi mazlum milletlerin kurtuluş ümidi olmuştur. Atatürkçülük, hiçbir milleti sömürmeyi ve bağımsızlığını ortadan kaldırmayı amaçlamamıştır. Tüm insanlığın barış ve huzur içinde yaşamasını hedeflemiştir. Atatürk'ün başlattığı bağımsızlık mücadelesi ile birlikte diğer sömürge milletler de Atatürk'ün önderliğinde verilen Türk bağımsızlık savaşını örnek almışlardır.

Atatürkçülüğü oluşturan ilkeler, birbirini tamamlayan bütünün parçaları gibidir. Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, ve halkçılık birbirinden ayrı düşünülemez. Cumhuriyetçilik ilkesi, Atatürk'ün devlet anlayışının temellerinden birini oluşturan millî egemenlik ilkesinin doğal bir sonucudur. Atatürk milliyetçiliği, hürriyet ve insan şahsiyetine değer veren eşitlik fikrine dayanır. Halkçılık ise milliyetçilik fikrinin bir sonucu olarak bütün fertlerin eşit hak, yetki ve sorumluluklara sahip olmasını öngörür. Ayrı ayrı ele alınırlarsa tam olarak anlaşılmazlar. Lâiklik, modern toplum düzeninin oluşmasını sağlayan en önemli ilkedir. İnkılâpçılık bunların toplumda yaygınlaştırılıp kökleşmesini sağlar.

Çağdaş medeniyet düzeyine ulaşmayı amaçlayan Atatürkçü Düşünce Sistemi, akılcı ve bilimcidir. Ülke bütünlüğünün korunması için millî birlik ve beraberliğe önem verir. İnsan hak ve hürriyetlerine saygılıdır. Atatürk'ün "her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir" sözü bunu çok güzel açıklar. Dünyadaki milletlerin mutluluğu birbirlerinin haklarına saygılı olmaları ile mümkündür. Dünya barışı ancak bu şekilde korunur.

Atatürk'ün Düşünce Sistemini Oluşturmasına Neden Olan Etkenler

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin oluşumunda Osmanlı Devleti'nin son dönemindeki olaylar, Atatürk'ün yetiştiği ortam, bazı düşünürlerin fikirleri ve dünyadaki demokratikleşme hareketleri gibi faktörler rol oynamıştır.

Türklerin tarih boyunca kurdukları en büyük devletlerden biri olan Osmanlı Devleti'nin çöküşü yapılan ıslahatlara rağmen durdurulamamıştı. Fransız İhtilâli ile yayılmaya başlayan milliyetçilik fikri bu parçalanmayı hızlandırdı. Türkleri, Avrupa'dan ve Anadolu'dan çıkarmak isteyen İngiltere, Fransa, Avusturya ve Rusya milliyetçilik fikrini Osmanlı Devleti'ni yıkmak için kullandılar. Önce, Balkanlar'da Yunanlılar ve Sırplar ayaklanıp Osmanlı Devleti'nden ayrıldılar. Rusların kışkırtmalarıyla Ermeniler de Doğu Anadolu'da ayaklanmaya başladılar. Diğer taraftan, İngilizler Doğu Akdeniz'de söz sahibi olabilmek için 1882'de Mısır'ı işgal ettiler.

Devletin ekonomik durumu da perişan bir vaziyetteydi. Kapitülâsyonların etkisiyle ülke, Avrupa devletlerinin açık pazarı hâline gelmiş, yerli sanayi kurulamamıştı. Sık sık yapılan ve yenilgiyle sonuçlanan savaşlar, ekonomiyi çökerten bir başka sebepti. Dışarıdan alınan borçlar ödenemediği için alacaklı devletler, Osmanlı Devleti'nin gelirlerine el koymuşlardı.

Devletin hızla parçalanmaya doğru gittiğini gören aydınlar, padişahın yetkilerinin sınırlandırıldığı bir yönetim şekli kurulursa kurtulmanın mümkün olabileceğini ileri sürmeye başladılar. Aydınların zorlamasıyla 1876 yılında Birinci Meşrutiyet ilân edildi. Birinci Meşrutiyet Dönemi uzun sürmedi. 1878'de meşrutiyet yönetimine son verildi. 1908'de İkinci Meşrutiyet ilân edildi.

Mustafa Kemal Atatürk, işte bu olayların yaşandığı bir ortamda doğup büyüdü. Askerî okulda okuduğu sırada, pek çok kitap okuyup, dünyada meydana gelen siyasî, ekonomik, sosyal, kültürel ve bilimsel gelişmeleri izledi. Ayrıca zamanın en önemli dili olan Fransızcayı öğrendi. Osmanlı Devleti'nin karşı karşıya bulunduğu siyasî, ekonomik, sosyal, kültürel ve askerî sorunlarla yakından ilgilendi.

Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti yıkılırken, Türk milletinin kurtuluşu için mantıklı bir yol bulunması gerekiyordu. Bu yol, Türk milletinin hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabilmesi için, yeni bir devletin kurulması idi. Çünkü milletlerin bağımsız yaşamaları devlet kurmakla mümkündü. Başta, Ziya Gökalp olmak üzere, bazı aydınlar tarafından savunulan Türkçülük fikri, Mustafa Kemal'i büyük ölçüde etkiledi.

Mondros Ateşkes Anlaşması'ndan sonra, başlatılan ölüm kalım savaşı Türkçülük fikrinin ürünüdür. "Ya istiklâl ya ölüm." parolasıyla başlatılan Millî Mücadele, millî egemenliğe dayalı bir devlet kurmayı amaçlıyordu. Tarih boyunca büyük devletler kuran Türk milletinin bağımsızlığına kavuşturulması onun en büyük ülküsü idi. Atatürk, gücünü tarih boyunca bağımsız yaşamayı ilke edinmiş olan Türk milletinden aldı.

Milletimizi benliğine ve egemenliğine kavuşturarak demokratik bir düzen içinde çağdaşlaşmasını sağlayan Atatürkçü Düşünce Sistemi; çeşitli olayların akıl yoluyla değerlendirilmesi ve tarih bilinciyle yorumlanmasıyla oluşmuştur.
 
Bu Yazı 1015 Kez Okundu.
 

 
 
Atatürk Kütüphanesine En Son Eklenenler
 

Bütünleyici İlkeler - Atatürk’ün Bütünleyici İlkeleri...(1397  Kez)
 

Atatürk’ü Yetiştiren Öğretmenler ve Atatürk’e Katkılar...(597  Kez)
 

Atatürk' ün Yurttaşlık Bilgileri (Vatandaş için Medeni...(574  Kez)
 

Kısaca Atatürk İlke ve İnkılaplarının Anlatımı...(2820  Kez)
 

Atatürk'ün Cumhuriyet Döneminde Yaptığı Antlaşmalar (1...(949  Kez)
 

Mustafa Kemal Atatürk'ün Okuduğu Okullar...(2948  Kez)
 

Atatürk’ün Kurduğu Kurum ve Kuruluşlar ve Bunların Lis...(328  Kez)
 

Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Ailesi...(936  Kez)
 

Atatürk'e Karşı Yapılan Suikastlar...(440  Kez)
 

Atatürk İnkılapları (Devrimleri) Kronolojisi...(9232  Kez)
 

Atatürk’ün Amerikalı Küçük Curtis LaFrance Yazdığı Mek...(381  Kez)
 

Kimler Atatürkçülüğü Nasıl Tanımladı ve Nasıl Yorumlad...(202  Kez)
 

Anıtkabir'in Bilinmeyenleri...(705  Kez)
 

Atatürk'ün Nişan, Madalya ve Takdirnameleri...(528  Kez)
 

Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar......(401  Kez)
 

Atatürk`ün Sağlık Durumu Bilgileri...(812  Kez)
Atatürk Kütüphanesinde En Çok Okunanlar
 

Atatürk İnkılapları (Devrimleri) Kronolojisi...(9232  Kez)
 

Atatürk'ün Okul Hayatı Çocukluğu Öğrencilik Yılları...(5845  Kez)
 

ATATÜRK'ÜN KİŞİSEL ÖZELLİKLERİ...(4392  Kez)
 

Atatürk'ün Katıldığı Savaşlar (I_Türk Kurtuluş Savaşı ...(3716  Kez)
 

ATATÜRK'ÜN ESERLERİ...(3517  Kez)
 

Atatürk Kronolojisi...(3297  Kez)
 

ATATÜRK'ÜN HAYATI (1881 - 1938)...(3104  Kez)
 

Mustafa Kemal Atatürk'ün Okuduğu Okullar...(2948  Kez)
 

Kısaca Atatürk İlke ve İnkılaplarının Anlatımı...(2820  Kez)
 

Atatürk'ün Katıldığı Savaşlar (II_Türk Kurtuluş Savaşı...(2649  Kez)
 

Atatürk İnkılaplarının Amaçları...(2216  Kez)
 

Atatürk İlkeleri ve Atatürkçülüğün Anlamı ...(2067  Kez)
 

Ulu Önder Atatürk'ün Soy Ağacı...(1934  Kez)
 

Atatürk İlke ve İnkılaplarının Dayandığı Temel Esaslar...(1670  Kez)
 

Bütünleyici İlkeler - Atatürk’ün Bütünleyici İlkeleri...(1397  Kez)
 

Atatürk'ün Çıkardığı Gazeteler...(1369  Kez)
 
 

Siteyi Arkadaşına Tavsiye Et!

 

Sizler de sitemiz hakkında yorum yaparak verdiğimiz hizmetlerin kalitesi hakkında bizleri bilgilendirebilir beğeni veya memnuniyetsizliklerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz.Yapacağınız yorumlar sitemizin "YORUMLAR" bölümünde toplu olarak yayınlanmaktadır.

 

<Görüşlerini Paylaş!>

 

 



Rastgele Resimler

 


 Atatürk ve Türk Kuşu
(403  Kez İzlendi)

 


 Mustafa Kemal İzett Paşa ile
(228  Kez İzlendi)

 

Rastgele Videolar

 


 Eski Bir Atatürk Belgeseli - 1966
(643  Kez İzlendi)

 


 Atatürk Amerika'ya Sesleniyor
(1043  Kez İzlendi)

 


 

Yönetimden tavsiyeler:   Atatürk İnkılapları  HS Medya   Arkadaşına Tavsiye Et!  Araç Sorgula                     Copyright © 2009 albatrosmmx